Vaavcı
Oha lan, ben nasıl bu kişilik çıktım?
Olağanüstü bir tür keşfettik — WOC! insanı. Tamamen bağımsız iki işletim sistemine sahipler: "Ön Sistem" adlı olan bir dizi dramatik ünlem üretmekle görevli — "Oha!", "Çüş!", "Ne lan?!"; ve "Arka Sistem" adlı olan soğukkanlılıkla analiz eder: evet, tam tahmin ettiğim gibi. WOC! insanı sadece "oha" der — asla kendini ilgilendirmeyen işlere karışmaz. Çünkü bir salağa mantık anlatmanın japon balığına matematik öğretmek gibi olduğunu bilirler: tüm enerjini boşa harcarsın, balığın zerre haberi olmaz. Bu yüzden bilgelik kılıcını ellerinde tutup bu çılgın dünyaya en yüksek selam olarak duygu yüklü bir "WOC!" sunmayı tercih ederler.
Kendinle ilgili kafanda aşağı yukarı bir fikrin var, sokaktan geçen birinin lafıyla kolay dağılmazsın.
Kendi huyunu, arzunu ve sınırını net biçimde bilirsin.
Rahatlık ve güvenliğe daha çok önem verirsin, hayatı her gün sprint moduna almaya gerek görmezsin.
İlişkinin kendisine daha çok inanırsın, ufak bir rüzgârdan paniklemezsin.
Yatırım yaparsın ama yedek bir çıkışı saklı tutarsın, her şeyi ortaya atmazsın.
Alan hissi önemli, ne kadar seversen sev kendine ait bir parçayı hep saklarsın.
Ne saf ne de tamamen komplocu, beklemek senin içgüdün.
Uyman gerektiğinde uyarsın, esneklik gerektiğinde inat etmezsin.
Yönün daha belli, hangi tarafa gideceğini kabaca bilirsin.
Sonuç, büyüme ve ilerleme hissi seni kolayca ateşler.
Kararı çabuk basarsın, bir defa verdin mi geri dönüp kurcalamayı sevmezsin.
Yapabilirsin, ama durum zamana bağlı, bazen sağlam bazen rahat.
Sosyal açılışın yavaş ısınır, ilk adım atmak için yarım gün güç toplamak zorundasın.
Sınır hissin güçlü, biri çok yaklaşınca içgüdüsel olarak yarım adım geri çekilirsin.
Farklı ortamlarda kendini geçişte ustalaşmışsın, gerçek sözü ilişkinin yakınlığına göre parça parça dışarı verirsin.