Anne
Sana... anne diyebilir miyim acaba...?
Sistem uyarısı: Anne kişiliğini tetikledin. Kaos henüz şekil almadan, zamanın henüz adı yokken, ilk yıldız ilk geğirmesini yapmadan önce, Anne zaten vardı. Anne kişiliğinin temeli şefkattir. Duyguları okumada ustadırlar, insanüstü empatiye sahiptirler ve ne zaman durmaları, ne zaman kendilerine "bırak gitsin" demeleri gerektiğini tam olarak bilirler. Başkalarının duyguları MUM'un önünde şifresiz WiFi gibidir: otomatik bağlantı, otomatik teşhis, otomatik onarım. Tek yazık, Anne ağladığında kendine verdiği ilacın dozu, başkalarına verdiğinden hep bir beden küçüktür. MUM'un kendine karşı şefkati her zaman indirimlidir.
Öz güvenin hava durumuna göre iner çıkar, rüzgâr lehineyse uçarsın, tersine dönünce büzüşürsün.
Çoğu zaman kendini tanıyabilirsin, ama duygular ara sıra geçici olarak senin hesabını ele geçirir.
Hedefler, büyüme ya da önemli bir inanç seni rahatça ileri iter.
Yarı güven, yarı sınama, ilişkide kafanın içinde sürekli ipi çeker bırakır.
Biri gönlüne yerleşince ciddiye alırsın, duygunu ve enerjini cömert verirsin.
Hem yapışırsın hem yapışılırsın, ilişkideki sıcaklık hissi senin için çok önemli.
İnsanlığa ve iyi niyete inanmaya daha açıksın, olay çıkınca dünyayı hemen mahkûm etmezsin.
Uyman gerektiğinde uyarsın, esneklik gerektiğinde inat etmezsin.
Ara sıra hedef olur ara sıra boş ver der, hayat felsefen yarı açık yarı kapalıdır.
İş yaparken önce "takla atmayalım" dersin, risk önleme sistemi hırstan önce açılır.
Düşünürsün ama kilitlenmezsin, normal bir tereddüt seviyesindesin.
Yapabilirsin, ama durum zamana bağlı, bazen sağlam bazen rahat.
Ortamı kendin açmaya daha istekli, kalabalıkta görünmekten çekinmezsin.
İlişkide yakınlık ve kaynaşmayı istersin, ısındığında karşıyı hemen iç çembere alırsın.
Daha doğrudan ifade edersin, içinde ne varsa dolaştırmadan söylersin.